Transcription

İÇİNDEKİLEREYLÜL - ARALIK 2019YIL 27 SAYI 86TÜRKİYE YEM SANAYİCİLERİ BİRLİĞİDERNEĞİ İKTİSADİ İŞLETMESİADINA YAYIN SAHİBİ VESORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜSerkan ÖZBUDAKEDİTÖRProf. Dr. Nizamettin ŞENKÖYLÜYayın Kurulu / Editorial BoardProf. Dr. İbrahim AKProf. Dr. İbrahim ÇİFTÇİProf. Dr. Hasan Rüştü KUTLUProf. Dr. Şakir Doğan TUNCERProf. Dr. Sakine YALÇINProf. Dr. Necmettin CEYLANDr. Hüseyin BÜYÜKŞAHİNİDARE ve YAZIŞMA ADRESİÇetin Emeç Bulvarı 2. Cad. No:38/706460 Öveçler – Dikmen / ANKARATel: (0312) 472 83 20 Faks: 472 83 23e-mail: [email protected]ÜRKİYE YEM SANAYİCİLERİBİRLİĞİ DERNEĞİ İKTİSADİ İŞLETMESİAkbank Balgat ŞubesiIBAN: TR52 0004 6006 4688 8000 036938Garanti Bankası Çetin Emeç ŞubesiIBAN: TR10 0006 2000 461 0000 6299065Başkanın KalemindenM. Ülkü KARAKUŞGüncelYem AR & GE3719Kaba Yemlerin Muhafazasında Mikrobiyalİnokulantların ve Organik Asitlerin KullanımıNazmiye Uzun, Doç. Dr. Ali Vaiz Garipoğlu23Bakteriyofaj Ve Enzibiyotiklerin Hayvan BeslemedeKullanımı, Avantajları ve DezavantajlarıŞermin TOP, Prof. Dr. Mehmet GÜL31Kanatlılar İçin Yeni Bir Kaynak: Şeker ŞurubuMustafa ÖNDERCİ, Yusuf UZUN,Prof. Dr. Ladine BAYKAL ÇELİK39Bypass Nişasta ve Ruminal Asidozla İlişkisiGülbahar TURNA, Doç. Dr. Özge SIZMAZ4551Yazım KurallarıDergide yayımlanan yazıların sorumluluğuyazarlarına aittir. “Yem Magazin” ibaresikullanılmadan alıntı yapılamaz.Dört Ayda Bir YayımlanırYayın Türü: Yerel Süreli YayınDil: Türkçe-İngilizceBaskı Tarihi: 27 Aralık 2019Baskı Adedi: 1000 Adet basılmıştır.HAKEMLİ DERGİDİR.CAB Abstracts tarafından taranmaktadır.http://bit.ly/2kvSDCOYEM MAGAZİNBaskı:2. Matbaacılar Sitesi 1534. Cd.No. 9 İvedik O.S.B. / ANKARATel : (0.312) 384 19 42 Fax : (0.312) 384 18 77www.poyrazofset.com.tr [email protected] Feed Manufacturers’ Association Journal

BAŞKANIN KALEMİNDENSevgili Dostlar,M. ÜLKÜKARAKUŞEkonomideki dalgalanmalar, yüksek kurlar, maliyet artışları derken bir yılı daha geride bıraktık. Sanayimizin her yıl gerçekleştirdiği %10’luk büyümeyi bu yıl göremeyeceğimiz malumunuzdur. 2019 yılının ilk yarısında yem satışlarında 2018 yılına göre artışlargörülmüştür ancak, yılın ikinci yarısında büyükbaş hayvan varlığının azalması ve kanatlıpazarındaki daralma yem satışlarının azalmasına neden olmuştur. 2019 yılını 2018 yılında gerçekleşen 24,1 milyon tona benzer bir üretim miktarıyla tamamladığımızı öngörüyoruz.Yem hammadde fiyatlarında da özellikle Mart-Mayıs aylarında görülen artışlar,Mayıs ayından itibaren azalmaya başlamış ve sonrasında daha durağan hale gelmiştir. Lojistikteki zorluk yem hammadde fiyat artışını tetiklemektedir. Dünya toplam tahılüretiminde gerilemeler görülmesi, buna karşın global dış ticaret hacmimin artması sektörümüzü doğrudan etkilemeyi sürdürecektir. Bunun yanında bir taraftan da stok devirleri azalmakta ve hatta bazen eksilere düşmektedir. Bu durum gelecek için iyiye işaretdeğildir.Bilindiği üzere gerek Türkiye’de gerekse dünyada yem sanayinin iki lokomotif ürünümısır ve ürünleri ile soya ve ürünleridir. Global bir değerlendirmede, her iki üründe de2020 ve sonrasında göreceli olarak üretim azalışları beklenirken gelecek bir yıl içindemısırda %3-4, soya fasulyesi ve küspesinde ise %4-5 civarında fiyat artışları öngörülmektedir. Özellikle soya fiyatlarındaki sert dalgalanmalar yem sektöründe çok etkili olmaktadır.Dünyanın en büyük soya ve ürünleri ithalatçısı olan Çin ile ABD arasındaki ticaretsavaşları etkisini bütün sektörlerde olduğu gibi yem sektöründe de göstermiş ve domino etkisiyle dengeleri değiştirmiştir. Yem hammaddeleri ithalatına Türkiye ölçeğindebaktığımızda, Türkiye’nin 2019 yılında daha fazla ithalata yönelmek durumunda kaldığı,hububat ve yağlı tohumlar ithalatının çok hızlı arttığı görülmektedir. Türkiye mısır vebuğday ithalatı 2018 yılı rakamlarını bir hayli aşmış vaziyettedir.Ülke hayvancılığımız açısından 2019 yılı sıkıntılı geçmiştir. Kanatlı sektörümüz, ihracatlarının büyük bir kısmını teşkil eden Irak pazarının kapanması nedeniyle zor günlergeçirmektedir. Süt fiyatlarının artması üretimde sürdürülebilirlik açısından çok olumluolmasına karşın bu fiyat artışları dahi süt üreticilerini tatmin etmemiştir. 2019 yılındamaliyet artışlarının etkisiyle ciddi sayıda inek kesimi olduğunu üzülerek takip etmekteyiz. 2018 yılı et ithalatı politikasının olumsuzlukları 2019 yılı planlarını etkilemiştir.Besiciler ürettiği eti maalesef değerinde satamamıştır.2020 yılına yönelik beklentimiz ise istikrardır. Girdi fiyatları ne kadar istikrarlı olursasektörümüzün önünü görmesi de o kadar net olacaktır.Bu vesile ile yem üreticilerinin yanı sıra sektörümüz paydaşları ile bir araya gelerekyem sanayisine yönelik dünyadaki ticari ve teknolojik gelişmeleri, sanayimizin sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışacağımız 14’üncü Uluslararası Yem Kongresi ve YemSergimize sizleri bir kez daha davet ediyor, yeni yılın hayırlara vesile olmasını diliyorum.3

GÜNCELDEĞERLENDİRME TOPLANTISINDA TRANSGENİKÜRÜNLERDEN KAYNAKLI SORUNLAR ELE ALINDIBirliğimizce, 11.12.2019 tarihinde Ankara Ticaret Odasında Birliğimiz yönetim kuruluüyeleri, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri,sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve sektör paydaşlarımızın katıldığı transgenik ürünlerden kaynaklı sorunların ve çözüm önerilerinin ele alındığı bir değerlendirme toplantı gerçekleştirilmiştir.Toplantı Başkanımız M. Ülkü Karakuş’un sunumu ile başlamıştır. Başkanımız sunumunda;- Türkiye’nin karma yem üretimi bakımındaDünyada 7’inci AB ülkeleri içerisinde ise 1’inci sıraya yükseldiğini ve karma yem sanayimizin Dünyadadaha üst sıralara gelmesinin beklendiğini,- Ülkemizde kendi yemini üretenlerle birlikte25 milyon ton karma yem üretildiğini, bu rakamın14 milyon tonunun Büyük-küçükbaş hayvan yemlerinden, 10 milyon tonunun kanatlı yemlerinden, 1milyon tonunun da diğer yemlerden ileri geldiğini,- Ülkemizin bitkisel ürünler konusunda kendineyeterliliği sağlayamadığını, nitekim yağlı tohumlarda %47, yağlı tohum küspelerinde %65, hububatlarda da %20 oranlarında dışa bağımlı olduğumuzu, son yirmi yılda karma yem üretimimizin yakla-şık %360 artmasına rağmen hububat üretimimizin%1, yağlı tohum üretimimizin ise %67 oranlarındaarttığını, yem hammadde üretimi ile karma yemüretimi arasındaki makasın her yıl artmasının yemhammadde temini konusunda dışa bağımlılığımızıartırdığını,- Ülkemize 3,8 milyar USD değerinde 11 milyonton yem hammadde ithalatı yapıldığını, bu ithalatın %60’ını transgenik olması muhtemel olan mısır,soya, soya küspesi, mısır yan ürünleri ve DDGS gibiürünlerden oluştuğunu,- Dünyada yem, gıda ve diğer amaçlarla onaylanmış 424 adet, AB’de ise 135 adet transgenik ürünolmasına karşın ülkemizde ise sadece yemde olmaküzere 36 adet onaylı transgenik ürün bulunduğunu,dünyada her geçen gün yeni transgenik ürünlerinonaylanmasının ve ekilmesinin, ülkemize gelen sevkiyatlara bu ürünlerin karışma olasılığı artırdığını.Bu sevkiyatların reddedilmesi nedeniyle yem hammadde temini konusunda sıkıntıya girildiğini,- Ülkemizde biyogüvenlik kanununun yayınlandığı 2010 yılında AB’de 29 olan onaylı transgenikürün sayısının 135’e yükseldiğini, AB’de onaylı ürünsayısının daha da artmasının beklendiğini, dünya-7

GÜNCELda 24 ülkede 18 milyon çiftçi tarafından 190 milyonhektar alanda transgenik ürün ekildiğini, bu ekimalanının her yıl % 3-4 civarında arttığını, AB’nde iseşu an için 4 ülkede transgenik ürün ekilişi yapıldığını, dünya ticaretine konu olan soyaların neredeysetamamını, mısırın ise yarıdan fazlasının transgenikolduğunu,- Dünyada yaklaşık 360 milyon ton üretilen soyanın %42’sinin (150 milyon ton) dünya ticaretinekonu olduğunu ve Çin’in her yıl yaklaşık 90 milyonton, AB’nin ise her yıl 34 milyon ton civarında soyafasulyesi ve küspesi ithal ettiğini,- AB’nin gıda güvenliği otoritesi EFSA tarafından bu ürünlerin güvenirliğine yönelik olarak, insan,hayvan sağlığı ve çevreye olası etkilerinin her birürün için ayrı panellerde değerlendirmelerin yapıldığını, bu değerlendirmeler ışığında EFSA’nın, onaylanan transgenik ürünler için konvansiyonel eşdeğerleri kadar güvenlidir dediğini,- Dünya genelinde saygın örgütler tarafındanbilimsel risk değerlendirmeleri sonucunda onaylanan transgenik ürünlerin güvenilir olduğuna dairbirçok deklarasyonun bulunduğunu,8- Ülkemizde en son 2017 yılında olmak üzere her zaman sektörlerin krize girdiği zamanlardatransgenik ürün onaylamasının yapıldığını, AB’deonaylı olup ülkemizde onay için başvurusunun yapılmasına rağmen 2017 yılından beri onay için bekleyen transgenik ürünlerin bulunduğunu, bu sürezarfında AB’de yeni ürünlerin de onaylandığını ancak ülkemizde bunlarla ilgili başvuruların dahi bulunmadığını,- Sektör mensuplarımızın yem hammaddelerinde onaysız transgenik ürünler çıkması nedeniyleadli kovuşturmalara maruz kaldıklarını ve 5-12 yılhapis cezası ile yargılandıklarını, bu nedenlerdendolayı 2012 yılından itibaren her yıl 50-60 adet firmamız hakkında savcılığa suç duyurusu yapıldığını,- Biyogüvenlik mevzuatımızda, tanımların ABmevzuatları ve Kartagena Biyogüvenlik protokolüile uyumlu olmaması, suç ile ceza arasındaki ilişkive oransallık gözetilmemesi, suç esnasında kasıtunsurunun göz ardı edilmesi, başvuru esnasındaverilen bilimsel gizli bilgilerin muhafazası konusunda garanti verilmemesi gibi nedenlerle Biyoteknoloji firmalarınca transgenik ürünlerin ülkemizde de

GÜNCELonaylanması için başvuru yapılmadığını,- Onaylanmayan transgenik ürünler nedeniylediğer yem hammaddelerinin fiyatlarında da artışların görüldüğünü, onaylamama veya onaylamalardaki gecikmeler nedeniyle ülkemizin zararının yıllık 7milyar TL’yi bulduğunu söylemiştir.Başkanımız sunumunda çözüm önerileri olarak;- Onaylama sürecindeki bilimsel risk değerlendirmesinden olumlu sonuçla geçmiş transgenikürünlerin onaylanması,- AB’nde insan gıdası olarak kabul edilen transgenik ürünlerin ülkemizde yem olarak onaylanması,- Bulaşan seviyesinde onaysız transgenik ürüntespit edilmesi durumunda savcılığa suç duyurusunda bulunulmadan önce Bakanlığımızca oluşturulacak komisyonun görüşünün eklenmesi,- Mahkemelerde görülen davaların konu uzmanı kişilerce ele alınması gerektiğinden mevcutdevam eden davalarda, mahkeme ve hukukçularaBakanlığımızca bilgilendirme yapılması,- Biyogüvenlik mevzuatımızın AB ile uyumluhale getirilmesi gerektiğini söylemiştir.Toplantı katılımcıları:- Sorunların bu şekilde devam etmesi durumunda Türkiye’nin 1-2 yıl içerisinde yem yapamayacak hale geleceğini,- İthalatçıların onaysız ürünlerin sevkiyatlardabulunma olasılığı nedeniyle ticaret anlamında riskligördükleri yem hammaddelerini ithal etmeyeceğini,- Onaysız transgenik ürünlerin ithalat sırasında tespiti halinde ülkeye alınmadığı, ülke içindebulaşan şeklinde tespiti halinde ise savcılığa suçduyurusunda bulunulduğunu,- Biyoteknoloji firmalarının o ülkelerde çiftçilere deneme amacıyla yeni transgenik tohumlar dağıtması nedeniyle ticarete konu ürünlerin ithalatında ülkemizde onaysız olan bu ürünlerin çıkabildiğini,- Konuyla alakası olmayan kişilerin adliyedebu konuda bilirkişilik yaptıklarını,- Bakanlık bünyesinde konuyla ilgili bir komisyonun kurulması gerektiğini,- Bilimin dışında kişisel tercihlere göre kararverilmemesi, kararlarda tamamen bilimsel gerçeklerin olması gerektiğini dile getirmişlerdir.9

GÜNCELVAN, HAKKKARİ, MUŞ VE BİTLİS İLLERİNİ KAPSAYAN BÖLGESELHAYVANCILIK DEĞERLENDİRME TOPLANTISI DÜZENLENDİTarım ve Orman Bakanlığı ile Van Yüzüncü YılÜniversitesi işbirliği ile 15-17 Ekim tarihleriarasında Van, Hakkari, Muş ve Bitlis illerinikapsayan Bölgesel Hayvancılık ve Değerlendirmetoplantısı gerçekleştirilmiştir. Hayvancılık GenelMüdürlüğü temsilcileri, akademisyenler, STK temsilcileri, besiciler, ziraat mühendisi ve veterinerlerin katılımıyla gerçekleştirilen bu toplantıda Van,Hakkari, Muş ve Bitlis illerinin hayvancılık ile ilgilisorunları ve çözüm önerileri görüşülmüştür.Söz konusu toplantıda:- Bölgeye uygun ırk (et-süt) seçimi ve ıslah organizasyonunun yapılması,- Bölge şartlarına uygun hayvan yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve havza bazlı yetiştiricilik yapılması,- Yarı açık barınakların teşvik edilmesi ve bu tip10barınakların IPARD kapsamında yaptırılması,- Pazarın tercihine göre üretim modeli geliştirilmesi,- Küçük aile işletmelerinin teşvik edilmesi vebu teşviklerin kanunlarla denetim altına alınması,- Üretime verilen devlet teşvikinin arttırılması,- Bilinçli üretim yapan örnek köylere daha fazla teşvik verilerek destek olunması,- Türkiye’de fiyatların daha iyi takip edilmesiiçin et ve süt borsasının kurulması,- Dağlardan gelen sular tutulamadığı için ovalarda tam olarak sulama yapılamadığı,- Muş Ovası’na gölet yapılması ve kaba yemsorununun kontrollü sulamayla çözülebileceği,- Muş Ovası’nda yonca, çayır otu, karışık fiğ vb.yem bitkileri ekimi yapıldığı ve senenin her ayındasulanabilmesinin ciddi oranda yem bitkileri üretiminde verim artışı sağlayabileceği,

GÜNCEL- Alternatif yem bitkileri (Örn; tritikale) ekilmesi gerektiği,- Muş Ovası’nda silajlık mısır ekiminin arttırılması gerektiği,- Bölgede yem bitkileri hasadı sırasında bitkinin yararlı kısmı olan yapraklarda hasat kaybı olduğu için yemin hayvana faydasının azaldığı ve buolumsuz durumun önlenmesi için üreticilerin bilinçlendirilmesi gerektiği,- Yem bitkileri borsasının kurulması,- Yem bitkileri desteğinin mera ıslah projelerinin yapıldığı yerlerde daha fazla verilmesi,- Meralarda erken otlatma ve geç otlatma sorunu nedeniyle verimin azaldığı, bu nedenle meralarda otlatmanın belirlenen tarihte yerine getirilmesi için ciddi önlemler alınması gerektiği,- Yem bitkilerinin geç hasat edilmesinin yemden yararlanma oranını düşüreceğinden üreticilerinbu konuda eğitilmesi gerektiği,- Bağlı ahırlarda kızgınlık belirlemenin zor olması sebebiyle gebe kalma oranlarının düştüğü,- Doğum ve gebe kalma arasının geciktirilmemesi gerektiği,- Hasta olan hayvanların gebe kalamayacağıiçin koruyucu hekimlik üzerine projeler geliştirilmesi gerektiği,- Bölgede ahır hijyeni sorunu olduğu için mastitis meydana geldiği ve ahır hijyenine dikkat çekilmesi için üretici eğitimlerinin arttırılması,- Desteklemelerin sürdürülebilir üretim yapanişletme ve üreticilere verilmesi,- Etin kilo maliyetini düşürmek için karkasadestek verilmesi,- Besiye alınan hayvanların kaydının tutulup,kayıtlı hayvanların karkasına destek verilmesi gerektiği,- Doğu Anadolu Bölgesi’nde özel desteklememodelleri uygulanması; köylerde bulunan küçüküreticilerin desteklenmesi,- Köyden kentlere göçü azaltmak amacıyla ailetipi küçük ölçekli işletmelere daha fazla destek verilmesi,- Çiftçilerin ve hayvan üreticilerinin eğitimleriile ilgili çalışmaların arttırılması,- Sınır komşularımız ve Ön Asya pazarına et vesüt ürünleri ihracatı yapılması,- Suni tohumlamanın başarısını artırmak içinuygulama eğitimlerinin arttırılması,- Buzağı ölümlerinin azaltılması için araştırmayapılıp, gerekli eğitimlerin arttırılması,- Küçükbaş hayvan varlığını artırmak için anaçkoyun, kuzu ve oğlaklar için destek verilmesi konuları dile getirilmiştir.11

GÜNCELSÜT EYLEM PLANITOPLANTISI DÜZENLENDİHayvancılık Genel Müdürlüğünün ev sahipliğiyaptığı Süt Eylem Planı toplantısı 08.10.2019tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Toplantıya, Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili GenelMüdürlükleri, Et ve Süt Kurumu yetkilileri, süt üretimi ve dağıtımı ile ilgili sivil toplum kuruluşlarınıntemsilcileri ile akademisyenler ve Birliğimizi temsilen Yönetim Kurulu Üyemiz Zeki Zorbaz katılmıştır.Hayvancılık Genel Müdürlüğü yetkililerince yapılan sunum ardından; bu toplantıda oluşacak sektörpaydaşlarının görüşleri doğrultusunda süt üretimindeki verimliliğin, kalitenin arttırılması ve sürdürülebilirliğin sağlanması hedefiyle bir dizi toplantınındaha organize edileceği ifade edilmiştir.Toplantıda katılımcılarca;- Standartlara uymayan sütlerin, bilinmeyenve örgütlü olmayan kişilerce ucuza alınarak pazarlandığı bunun önlenmesi gerektiği,- Et Süt Kurumunun süt tozu desteği ile piyasayı olumlu olarak düzenlendiğini, ancak bazı süttozlarındaki antibiyotik ve pestisit kalıntısı bulgularının zorluklara sebep olduğu,12- Süt ürünlerinin ihracatına yoğunlaşılması,üretici-sanayici-ihracat zincirinde iyileştirilmelerin yapılması, ihracatta da ıslak ürünlerin öncelikliolması, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın sektöre önderlik yapması gerektiği,- İç piyasada BDDK gibi bir denetleme sistemine ihtiyaç olduğu,- Süt tozu ihracatının toplamının üretilen sütün %4-5’ine karşılık geldiği, zincirdeki paydaşlararasındaki sorunların giderilerek dış piyasaya satışyolları için işbirliğinin artırılması gerektiği,- Müteahhit firmalarca süt toplanmasının veüreticilerin sütünün alımı karşılığında üreticilerekendilerinden yem almalarını zorunlu kılan uygulamaların engellenmesinin elzem olduğu,- Dünya süt ticaretindeki payımızın %0,8 olduğu, ilk 20 ithalatçı ve 20 ihracatçı ülkenin profilininçıkarıldığı ve bu raporun en kısa sürede paylaşılacağı,- Uygun olmayan çiğ sütün azaltılması ve bunların değerlendirilmemesinin sorun yaratacağı,- Sütteki mikrobiyolojik haritanın çıkartılmasıve mikrobiyal yükünün azaltılması gerektiği,

GÜNCEL- Süt kalitesini pozitif yönde etkileyecek spermaların belirlenmesinin şart olduğu,- Örgütlü süt toplayıcılığının desteklenmesi veteşvik edilmesi, süt analiz sonuçlarında laboratuvarlar arasında farklılıkların olmaması, akredite sütlaboratuvarının olması gerektiği,- Küçük aile işletmelerinin iyileştirilmesi ve bukonuda pozitif ayrımcılık yapılmasının elzem olduğudile getirilmiştir.Birliğimizce;- Bu toplantıların daha dar kapsamlı ve teknikdüzeyde yapılmasının uygun olabileceği,- Hayvan beslemenin süt kalitesi ve üretim verimliliğinde çok önemli olduğu,- Buzağı ölümlerinin azaltılması gerektiği vebu olumsuzluğun besleme ile kısmen engellenebileceği,- Sütün sağılmasına kadar olan aşamada,özellikle besleme ile ilgili teknik toplantılara etkinbir şekilde destek verilebileceği,- Yem fabrikalarının işletmelerde besleme bilgilendirmesi yapmasına rağmen, üreticilere yemsanayicileri-bakanlık-üniversite iş birliği ile eğitimverilmesinin daha uygun olabileceği,- Ekonomik bir süt üretimi için yöresel hammaddelerin, özellikle kaba yemlerin değerlendirilmesinin çok önemli olduğu, kaba yemin taşınmasının azaltılması gerekliliği,- Toplam yemleme maliyetinin süt maliyetinegüncel olarak etkisinin 1,0 TL olduğu ve bunun da%60-70’nin kesif yem olduğu,- Yem sektöründe rekabetin çok yoğun olduğu,yem fiyatlarının maliyet odaklı şekillendiği ve iki ayiçerisinde %12 seviyelerinde indirimlerin yapıldığıiletilmiştir.13

GÜNCELGİFT DANIŞMA KURULU TOPLANDIGıda, İçecek ve Tarım Politikaları AraştırmaMerkezi (GİFT) tarafından düzenlenen ilkdanışma kurulu toplantısında, tarım ve gıdaendüstrisinde faaliyet gösteren sivil toplum temsilcileri AB- CSSP II programı altında finanse edilen“Çiftçi ve Gıda Endüstri Dernekleri Arasındaki Politika Diyaloğu ve Ortak Savunuculuk PerspektifininGüçlendirilmesi Projesi” kapsamında bir araya geldi.Toplantıda, tarım ve gıda sektörleri özelinde ortak savunuculuğun (lobiciliğin) önemi, yöntem vearaçları ile temel ulusal politika belgelerinde yeralan stratejilerin modellenmesi ve değerlendirilmesi konusunda sunumlar yapılmıştır.Tarım ve gıda sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren katılımcılar tarafından aşağıdaki hususlarda görüşler bildirilmiştir: Tarım makinalarının da tarımsal destek kapsamına alınması ve tarım teknolojilerinin “Akıllı Tarım”ile beraber değerlendirilmesi. Ekilen araziler azaldığı için birim alandan alınan verimin arttırılması,14 Çiftçilerin yaş ortalamasının 55 olması ve gençneslin tarım ile kırsal alana yönlendirilmesi. Böylelikle tarımın gençler için özenilen, statüsü olan vecazip bir faaliyet alanı haline getirilmesi, Tarımdaki yapısal sorunlar – tarımsal desteklerin tarımı dönüştürmedeki rolünün yeniden değerlendirilmesi. Tarımsal desteklerin bir bütün olarakyeniden ele alınması ve revizyonu, İklim değişikliği konusunda farkındalığın artırılması/ İklim değişikliğinin artık kutuplardaki buzkütlesi üzerinde yüzen kutup ayısının sorunu olmaktan ziyade Türkiye’deki tarımsal üretimi direktetkilediğinin bilincine varılması, Su kıtlığı yaşayan bir ülke olarak Türkiye’deüretimde kullanılan suyun %73 civarında olması,kaçak su kullanımı probleminin varlığı, su israfı veiklim değişikliğinin birlikte ele alınıp çözüme kavuşturulması, Gıdanın hammaddesinden başlayacak şekildebir yaklaşım belirlenerek ithalatı azaltıp yerli üretimi artıracak politikalar geliştirilmesi,

GÜNCEL Tarım Kredi Kooperatiflerinin çiftçi eğitimineyönelmesi, özellikle finansal okur-yazarlık meselesiüzerinde durulması, Tarım sektörünün ekonomideki yeri ve öneminin belirtilmesi, tarım desteklerinin bu bağlamdatalep edilmesi (enerji, su vs. kullanımı), Bir başka yaklaşım olarak / çiftçi ve üretimdenbaşlayıp tüketiciye giden yaklaşımın yanı sıra tüketilen gıdanın miktarının hesaplanması ve geriye dönük üretim planlaması yapılması, Sözleşmeli tarım modellerinin değerlendirilmesi ve ziraatın planlanması, Çiftçiliğin itibarlı bir meslek olarak görülmesi,saygınlığının artırılması, Tarımsal desteklerin ürünler ekilmeden açıklanması, ödemelerin zamanında yapılması, Devlet politikalarının uygulama ayağının güçlendirilmesi, Hayvancılık ve genetik biliminin dışa bağımlılığının azaltılması, Süreçlerin ve iş dünyasının aksamasına nedenolan bürokrasinin gözden geçirilmesi, Beslenme politikaları ile paralel bir tarım politikası izlenmesi, Sosyal medyanın etkisinin ilgili farkındalıkkampanyası dâhilinde değerlendirilmesi, üniversiteöğrencilerinin de sürece dâhil edilmesi, Tarımsal tecrübenin olduğu, ancak tarımsaleğitim olmadığı için iklim değişikliği nedeniyle tarımsal tecrübenin de işe yaramaz hale gelmesi, Tarımda ölçek sorunu ve arazi birleştirilmesikonusunda yapılabilecek politika ve aksiyonlarındeğerlendirilmesi.Toplantı kapsamında yapılan moderasyon ile yukarıda ifade edilen konu alanları ileride daha detaylı görüşülmek amacıyla aşağıda sıralanan 6 temelkonu (çalışma) alanında indirgenmiştir.1. Tarım finansmanı ve tarımsal girdiler2. Ürün planlaması (fiyatlanması)3. İklim değişikliği4. Tarım destekleri5. Tarım teknolojileri6. Beslenme politikaları [ve beslenme politikasına paralel bir tarım politikası]15

GÜNCELKKİL MİNERALLERİ İLE İLGİLİEĞİTİMİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİKil ve kil benzeri minerallerin yem sanayiindekullanımlarına ilişkin eğitimimiz 25.09.2019tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Yemsanayicileri, sivil toplum kuruluşları, Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı eğitimde bentonit, sepiyolit, zeolit, vb. minerallerin hayvan beslemede kullanımı ve etkileri elealınmıştır.16Başkanımız M. Ülkü Karakuş açılış konuşmasında; Ülke gelişiminin sağlanmasında doğal kaynaklar,emek, sermaye ve girişimci güç unsurlarının doğrukullanımı ve yönlendirilmesinin önem arz ettiğini,bu nedenle doğal kaynaklar içerisinde yer alan kil vebenzeri minerallerin de etkin şekilde değerlendirilmesine ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Sayın Karakuşkonuşmasının devamında, entansif hayvancılığın

GÜNCELartması ile karma yem tüketiminin de arttığını ve busayede karma yem sanayisinin giderek büyüyüp geliştiğini; sektörde kaliteye ve teknolojiye önem veren firmaların faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürdüğünü ve sektörün ilerlemesinde önemli katkısıolduğunu ifade etmiştir. Ülkemizde kil ve benzerimineraller açısından zengin kaynakların bulunmasınedeniyle, bu tür hammaddelerin değerlendirilmesi-nin hem ülkemiz hem de sektörümüzün menfaatineolacağını vurgulamış ve katılımcılara katkılarındandolayı teşekkürlerini sunmuştur.Açılış konuşmasının ardından, sepiyolit, bentonitve zeolitin yemlerde kullanımı ve avantajları konusunda ülkemizde de gerçekleştirilen bilimsel araştırmaların test sonuçlarına dayalı sunumlar gerçekleştirilmiştir.17

GÜNCELDÜŞÜK KARBONLU KALKINMA TOPLANTISI DÜZENLENDİAvrupa Birliği (AB) Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamında desteklenenve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda, Human Dynamics, REC ve AESA Konsorsiyumu tarafından yürütülen “Düşük KarbonluKalkınma için Çözümsel Tabanlı Strateji ve EylemGeliştirilmesi Teknik Yardım Projesi” 7 Haziran 2017tarihinde başlatılmıştır. Proje ile iklim değişikliği ilebilimsel tabanlı mücadele yoluyla küresel çabalarakatkı sağlayarak insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının azaltılması, Ulusal İklim Değişikliği EylemPlanı’nda yer alan binalar, atık, ulaştırma ve tarımsektörlerine ilişkin olarak iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmeye yönelik uygun maliyetli eylemlereodaklanmak suretiyle, uzun vadede düşük karbonemisyonunun gerçekleştirilmesini desteklemek içinanalitik temel oluşturulması ve AB iklim politika vemevzuatına kademeli olarak uyum sağlanarak düşük karbonlu kalkınmaya doğru orta ve uzun vadeliiklim eylemlerine hazırlanmak için ulusal ve yerelkapasitenin arttırılması hedeflenmektedir.Projenin 2. Bileşeni kapsamında AB iklim mevzuatının Türkiye’de uyumlaştırılması ve uygulanması durumunda oluşabilecek sektörel etkilerin ortayakoyulması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarakUlaşım, Binalar, Atık ve Tarım sektörleri özelindeSektörel Etki Analizi (SEA) çalışmaları gerçekleştirilmektedir. SEA çalışmaları kapsamında farklı ABdirektiflerinin söz konusu dört sektöre etkilerinindeğerlendirilmesi ve bu konuda ilgili paydaşlarıngörüşlerinin alınması amacıyla danışma süreci yürütülmektedir.Danışma süreci çerçevesinde Tarım sektörü SEAdanışma toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıdaçalışma kapsamında tespit edilen mevcut durum ve18direktiflerin olası fayda ve maliyetlerine ilişkin katılımcıların görüşleri alınmıştır.Toplantıda Birliğimizce;Kaynakların verimli kullanılması durumunda karbon salınımının azaltılabileceği bu nedenlekuraklığa, hastalıklara ve zararlılara dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesinin önemli olduğu, bu doğrultuda modern Biyoteknoloji konusunda ülkemizdede araştırmaların önünün açılması amacıyla gereklimevzuat düzenlemelerinin yapılması gerektiği,Hayvancılıkla uğraşanların bilinç düzeyininartırılarak yem hammaddeleri başta olmak üzerekaynak israfının önlenmesinin önemli olduğu,Kanatlı yan ürünlerinin değerlendirilmesikonusunda sorunların olduğu ve bunun giderilmesinin gerektiği,Hayvan dışkılarının yeterince değerlendirilemediği atıkların bertaraftı ve değerlendirilmesikonusunda düzenlemelere ve alternatif projelereihtiyacın olduğu,Karma yem sanayinde yoğun olarak yapılan nakliye faaliyetlerinin karbon salınımını artırdığı, bunun azaltılabilmesi adına her bölgenin kendiihtiyacını karşılayabilecek şekilde yem hammaddeüretim planlamasının yapılması gerektiği,Hayvancılık işletmelerinin desteklenmesigerektiği ancak hayvancılık konusunda yeterli deneyimi olmayan kişilere verilen desteklerle plansızyapılanmalarda artış olduğu ve birçok hayvancılıkişletmesinin atıl hale geldiği,Bu durumun da karbon salınımını artırmasınedeniyle destekleme sisteminin gözden geçirilmesi gerektiği dile getirilmiştir.

1562818.516 806.326İLK 10İLK 25İLK 10.52539.535289491809.693 32BROİLERYUMURTAHİNDİDAMIZLIKBÜYÜK440.543 428.633-3470.516 .173 778.024-3835.594 873.486Not: Çalışmada 66 adet yem fabrikası üretimleri 2019523.326721.474806.326İLK 10İLK 25İLK 252686.389769.1322018527.109723.978804.173İLK 10İLK 25İLK 76287385737.112 USTOS2019246.71262.9669.54138.576351421912.889 7EYLÜL2019246.87464.2599.11636.744303335692.658 4.532 TEMMUZDeğ.%Değ.%2019201920193591.179-3518.429-12 586.7495806.463-4694.529-14 782.6875900.787-4778.024-14 873.486YEM CİNSLERİNE GÖRE ÜRETİM eğ.%284.664 258.114-9276.657 6-6-5TOPLAM KARMA YEM ÜRETİMİ eğ.%605.424 588.996-3549.512 608.73711822.141 801.400-3743.789 838.67613912.889 896.150-2824.532 Değ.%Değ.%7911Değ.%-1-10SEKTÖRÜN AYLAR ÜZERİNDEN (10 AYLIK) 2018-2019 YILI KARŞILAŞTIRMALIKARMA YEM ÜRETİMİ TAHMİN ÇALIŞMA 964.629.4983.5564.2628.060.945 8.279.8254.387.066203610 AYLIK TOPLAM2019Değ.%20182.570.670 2.495.893-3619.553 677.4009105.82291.939-13374.278 380.8332EYLÜL2019514.567671.631749.17510 AYLIK TOPLAM20182019Değ.%5.379.690 5.488.23127.269.635 7.405.15928.060.945 8.279.8253378Değ.%YEM AR & GE19

YEM AR & GEYEM SANAYİİNE İLİŞKİN İTHALAT / İHRACAT RAKAMLARI(2019/10 AYLIK TOPLAM)İTHALATMİKTAR (Kg)DEĞER ( )A - HAMMADDELERBİTKİSEL ENERJİ KAYNAKLARIÇavdar00Beyaz Arpa00Arpa215.170.27746.271.143Yulaf00Mısır (Diğerleri)3.060.088.742586.434.904Darı; Tane (Koca Darı) Diğer1168Darı4.434.6151.105.982Akdarı (Cin ve Kum Darı)668.037249.868Kuş Yemi2.548.021817.781Buğday ve Çavdar M

Gülbahar TURNA, Doç. Dr. Özge SIZMAZ Kanatlılar İçin Yeni Bir Kaynak: Şeker Şurubu 39 Mustafa ÖNDERCİ, Yusuf UZUN, Prof. Dr. Ladine BAYKAL ÇELİK Yazım Kuralları 51 23 31 Kaba Yemlerin Muhafazasında Mikrobiyal İnokulantların ve Organik Asitlerin Kullanımı Nazmiye Uzun, Doç. Dr. Ali Vaiz Garipoğlu